avatar

Şükrü Portakal YAZAR

EKRANDAN DİZAYN EDİLEN TÜRKİYE

Şükrü Portakal

2026-10-20

Diziler sadece hikâye mi anlatıyor?

Bir ülkeyi değiştirmek için her zaman iktidarı değiştirmek gerekmez.

Bazen insanların zihnini değiştirmek yeterlidir.

Bugün milyonlarca insan, her akşam televizyonun karşısına geçiyor.

Kimi aşkı izliyor…

Kimi mafyayı…

Kimi devleti…

Kimi tarikatları ve cemaatleri…

Kimi de görünmeyen güçlerin kurduğu ilişkileri.

Peki biz ne izliyoruz?

Sadece bir dizi mi?

Yoksa bize yavaş yavaş nasıl bir Türkiye'de yaşamamız gerektiği mi anlatılıyor?

KAPALI KAPILARDA NE VAR?

Yıllardır söylüyoruz:

Devletin içinde devlet olmaz.

Kamu kurumlarında gizli sadakat zincirleri olmaz.

Liyakatin yerine cemaat, tarikat, grup veya kişisel bağlılık geçmez.

Çünkü mesele insanların inancı değildir.

Mesele, inancın veya aidiyetin devlet gücüne dönüştürülmesidir.

Bir yapı kapalıysa…

Hesap vermiyorsa…

Kendi mensubiyetini devletin kurallarının üzerine koyuyorsa…

Orada artık yalnızca bir inanç topluluğundan söz edemeyiz.

Orada kamu düzeni ve hukuk meselesi vardır.

AMA BİR DE EKRAN VAR

Diziler bazen gerçek hayattaki sorunları anlatır.

Fakat tekrar tekrar aynı hikâyeleri izlediğimizde başka bir şey de ortaya çıkabilir:

Güçlü olan haklıdır.

Devlet çaresizdir.

Kurumlar işlemiyordur.

Asıl kararları görünmeyen insanlar verir.

Bir “abi” her kapıyı açar.

Bir “ekip” herkesten güçlüdür.

Ve hukuk?

Hukuk, senaryonun kenarında bekler.

İşte burada durup düşünmek zorundayız.

Bu sadece kurgu mudur?

Yoksa kurgu, gerçek hayata dair algımızı da şekillendiriyor mudur?

KOMPLO DEĞİL, SORU SORUYORUZ

Her dizinin arkasında gizli bir plan olduğunu söylemek kolaydır.

Ama kanıt olmadan bunu iddia etmek doğru değildir.

Fakat hiçbir şeyi sorgulamamak da doğru değildir.

Kim yapıyor?

Kim finanse ediyor?

Hangi hikâyeler sürekli karşımıza çıkıyor?

Hangi karakterler kahramanlaştırılıyor?

Hangi ilişkiler normalleştiriliyor?

Ve en önemlisi:

Bize nasıl bir Türkiye anlatılıyor?

DEVLETİ YENİDEN KURMAK DEĞİL, DEVLETİ KORUMAK

Türkiye'nin ihtiyacı yeni kapalı yapılar değildir.

Türkiye'nin ihtiyacı; şeffaf devlet, liyakat, hukukun üstünlüğü, hesap verebilirlik ve güçlü kurumlardır.

İnsanların inancına değil, kamu gücünün nasıl kullanıldığına bakmalıyız.

Çünkü devletin içinde herhangi bir grubun ayrıcalıklı gücü oluştuğunda kaybeden bir grup değil…

Milletin tamamıdır.

SON SÖZ

Diziler Türkiye'yi yönetmez.

Ama insanların Türkiye'yi nasıl gördüğünü etkileyebilir.

Bu yüzden artık yalnızca:

“Bu dizi güzel mi?” diye sormayalım.

Bir soru daha soralım:

“Bu dizi bize nasıl bir Türkiye anlatıyor?”

Çünkü ülkeler önce kurumlarıyla, sonra kültürüyle, en sonunda da insanların zihninde şekillenir.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü Portakal

Şükrü Portakal YAZAR